Birleşen Sanat: Eseri Yapmanın Kendisi

Birleşen Sanat: Eseri Yapmanın Kendisi
Bazı sanat nesneleri vardır; bittiğinde anlam kazanır.
Bazılarıysa yapılırken.
Birleşen Sanat fikri tam olarak buradan çıktı.
Ortada bitmiş bir görsel değil, tamamlanmayı bekleyen bir yapı olsun istedik.
Parçaları ayrı ayrı ele alınabilen, her birinin kendi küçük kararını taşıdığı bir eser.
Ahşap, Sabırlı Bir Malzeme
Ahşap, zaten sabırlı bir malzeme.
Kesildiğinde, ayrıldığında ya da tekrar bir araya geldiğinde bunu hissettiriyor.
Biz de bu süreci gizlemek yerine görünür kılmak istedik.
Parça Parça Başlamak
Birleşen Sanat'ta her parça tek başına anlamlı.
Boyarken "bütünü" düşünmek zorunda değilsin.
Bir kedi, bir köpek, bir bulut ya da bir dağ parçası…
Sadece o an elinde olan şekle odaklanıyorsun.
Yanına gelen parça ile uyumlu mu olacak, kontrast mı yaratacak?
Bunu en başta bilmen gerekmiyor.
Çünkü bu işin güzel tarafı, hatasız olmaması.
Yanlış Yok, Sadece Farklı Kombinasyonlar Var
Boyama süreci genelde insanları geren bir şey.
"Burayı böyle yapmasam mıydı?"
"Şimdi bozduk mu?"
Birleşen Sanat'ta bu baskıyı özellikle kırmak istedik.
Parçalar ayrık olduğu için yanlış diye bir şey yok.
Beğenmediğin bir renk, sadece başka bir ihtimal.
Bu yaklaşım bizi doğal olarak dijital tarafa da götürdü.
Dijitalde Denemek, Elde Tamamlamak
Fiziksel ürünle birlikte küçük bir dijital uygulama geliştirdik.
Sürükle-bırakla kedileri ya da köpekleri yerleştirebildiğin,
istediğin parçayı istediğin renge boyayabildiğin sade bir alan.
Bir simülasyon değil.
Bir oyun hiç değil.
Sadece şunu demek için var:
"Bak, bu süreci böyle yaşayacaksın."
Dijitalde deniyorsun, elinde ise gerçekten yapıyorsun.
İkisi birbirini ikame etmiyor, tamamlıyor.
Neden "Birleşen Sanat"?
Çünkü burada esas mesele sonuç değil.
Eserin oluşma hali.
Parçaların tek tek ele alınması,
sonra yerine oturması,
ve en sonunda ortaya çıkan şeyin sana ait olması.
Bu bir puzzle değil.
Bir boyama seti de değil.
Daha çok, kendi hızında kurduğun küçük bir yapı.
Kimin İçin?
Birleşen Sanat belirli bir yaşa ya da yeteneğe hitap etmiyor.
Çizim bilmek gerekmiyor.
"Sanattan anlıyorum" demek de gerekmiyor.
Sadece şuna açık olmak yeterli:
Bir şeyi tüketmek yerine, biraz onunla vakit geçirmeye.
Sonunda Ne Oluyor?
Duvara asılabilen bir ahşap eser kalıyor.
Ama ondan önce, parça parça verilen küçük kararlar,
durup bakmalar, geri dönmeler…
Belki de Birleşen Sanat'ın asıl değeri burada.
Ortaya çıkan şeyden çok, oluşurken yaşanan süreçte.